9 Şubat 2010 Salı

Kramer vs. Kramer (1979)


Efendim 79 tarihli bol Oscar'lı bu filmi izlemeden önce biraz önyargılıydım diyebilirim. Zira annemin daha önce film hakkında verdiği "Amaan çocuk filmi gibi, boktan sevmezsin sen." şeklindeki beyanlar kafamda soru işaretleri oluşturdu. Ancak "Ulan kısa bişey izleyeyim." niyetiyle açtığım bilgisayarda 100 dakikalık bu filmden daha iyi bir seçenek bulamadım.

Ted Kramer, ki kendisi Dustin Hoffman oluyor, sanat direktörü olarak fotoşop motoşop işleriyle uğraşan bir arkadaş. Fotomaç dergisinde Ronaldinho'ya fener forması giydirerek başlayan kariyeri, sağlam çalışmaları sayesinde ilerleme halinde. Patronunun Ted'i "Seni daha iyi bi yere aldırıcam hafız." diyerek mutlu ettiği bir günün akşamında Ted'in karısı Joanna, ki o da Meryl Streep, ağlayıp zırlayıp evi terk edeceğini söylüyor, zavallı adamın da neşesine turp sıkıyor. Yok efendim "Ben iyi bir ana değilim.", yok efendim "Bıktım bütün gün temizlik yapmaktan, gebereyim de kurtulun." falan bir şeyler. Sonuç olarak vurup kapıyı çıkıyor, bizim Ted'i de 8 yaşındaki oğlancağızıyla -çok affedersiniz- s.k gibi ortada bırakıyor şirret karı.

Ted de lavuğun teki maalesef. İki yumurtayı kırıp da çocuğunun karnını doyuramayan bir denyo. Filmin 12. dakikasında işemesinin akabinde ellerini yıkamadan yumurtayı parmağıyla çırpması nasıl bir sığır olduğunu gözler önüne seriyor zaten. Her ne kadar başlarda "Ulan kendime bakamıyorum daha bu kızancığa nasıl bakıcam." diye tribe girse de Ted, aylar sonunda biraz alışmaya başlıyor babalığa. Acıkınca veriyor ton balığını, veriyor yarım ekmek kaşarı susturuyor çocuğu. Zavallı bebe daha o yaşta bekar evinde yaşamaya alışıyor.

Meryl Streep de bu zaman zarfında kendine iş bulmuş, hayatını yaşıyor. Terapiler merapiler bir şeyler. Gel zaman git zaman o da "Ulan ne biçim anayım lan ben, daha sütüm kesilmeden mal gibi bıraktık çocuğu ortada." diye düşüncelere dalıyor, ve çocuğunun velayetini almak için Ted'in kapısına dayanıyor. Sonra da olaylar gelişiyor falan filan.

İşedikten sonra ellerini yıkamaya tenezzül etmeyen bir lavuk... Çocuğunu ortada bırakıp gidiveren sorunlu bir ana... İşte bu ikisi de Oscar heykelciğini kucaklayıverdi ya, helal olsun. 8 yaşındaki bebenin de Oscar'a aday olarak bir ilki gerçekleştirdiğini belirtelim. Kramer vs. Kramer güzel bir aile draması efendim, sıkılmadan seyredilesi. Haydi hoşçakalın.

Puan: 7.5

Hiç yorum yok: